İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Aşk Şiirleri

Aşk Şiirleri’nin yer aldığı sayfamızda bulunmaktasınız, Sevgiliye Aşk Şiirleri, Duygusal, Romantik, Etkileyici Kısa, Uzun ve En Güzel Aşk Şiirlerini sevdiklerinle paylaş!

AŞK
Gel ey sevgili istersen yar ol gel,
İstersen yara,
Ne gönlümün derdini sor bana,
Ne sararan yüzümü sor,
Ey gönlümün sol yarısı,

Aklıma koydum seni aklım almadı,
Kalbime koydum seni sana doymadım,
Arşımın aşkı yar,
Aşk sandığın kadar değil yandığın kadar..

BEN SANA MECBURUM
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziran da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.
Atilla İLHAN

AĞLAMAK İÇİN GÖZDEN YAŞ MI AKMALl?
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Victor HUGO

BENCE ŞİMDİ SEN DE HERKES GİBİSİN
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
Nazım Hikmet RAN

AŞK
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
Özdemir ASAF

BU AŞK BURADA BİTER
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner
Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir

Yanyana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı
Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
Ataol BEHRAMOĞLU

AŞK BAŞLAMADAN GÜZEL
Aşk başlamadan güzel,
Kalplerde heyecan
Bakışlarda korku olduğu zaman güzel…
Birbirimize sezdirmemek için çırpınış,
Başkaları görmesin diye çabalayış,
Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman…
Aşk başlamadan güzel….
Ümit Yaşar OĞUZCAN

AŞK
O eski günlerden
Söz etme bana.
Efkarım, gönlüme
Doldu bu gece.
Unut artık beni
Bir daha anma.
Efkarım, saçımı
Yoldu bu gece.
Dokunma yarama
Dokunma sakın,
Kahreden yazıymış
Seninle yazım,
Gözümdeki yaşı
Şarkıma yazdım,
Dinleyip,dinleyip
Sızdım bu gece!
O eski günlerden
Bir resmin kaldı.
Son defa resmine
Baktım bu gece.

Bendeki sevdanı
Maziye kattım.
Resmini, resmimle
Yaktım bu gece!
Dokunma yarama
Dokunma sakın
Derdimin dermanı
Artık çok yakın.
Sevda zincirini
Boynuna taktım
Bu aşka bir mezar,
Kazdım bu gece!
Kazdım bu gece..!

TEK HECE
Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim…

Bülbül benim lisanımla ötüştü,
Bir gül için can evinden tutuştu,
Yüreğime Toroslar’dan çığ düştü,
Yangınımı söndürmedi kar benim…

Niceler sultandı, kraldı, şahtı,
Benimle değişti talihi, bahtı,
Yerle bir eyledim tac ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim…

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim’i,
Her oyunu bozan gizli zor benim…

Yeryüzünde ben ürettim veremi,
Lokman Hekim bulamadı çaremi,
Aslı için kül eyledim Kerem’i,
İbrahim’in atıldığı kor benim…

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin’di,
Hatrım için yüce dağlar delindi,
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi,
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim…

İlahimle Mevlana’yı döndürdüm,
Yunus’umla öfkeleri dindirdim,
Günahımla çok ocaklar söndürdüm,
Mevla’danım, hayır benim, şer benim…

Benim için yaratıldı Muhammed,
Benim için yağdırıldı o rahmet,
Evliyanın sözündeki muhabbet,
Embiyanın yüzündeki nur benim…

Kimsesizim, hısmımda yok hasmım da,
Görünmezim, cismimde yok resmim de,
Dil üzmezim, tek hece var ismim de,
Barınağım gönül denen yer benim…
Benim adım aşk.
Cemal SAFİ

GÖZLERİNDE ÇAĞ YANAR
Sen geçersin içinden yıllar susar, çağ yanar
Gözlerinde tutuşan mavi bir çerağ yanar.

Düştüğü kuyulardan çıkar gider sefaya
İz bırakır çöllerde ardından çağlar geçer.
Kölenin çığlığıyla yankılanır kolezyum
Sessiz bir seyircinin kalbini dağlar geçer
Unutulur mezarı Zeusun bir adada
Efsane yatağına görünmez ağlar geçer.

Boynu bükülür gülün; bahçe yanar, bağ yanar
Bu şehrin ebruvanı o koskoca dağ yanar.

Kusva düşer yollara tarihi görmek için
Hicrandan güvercinin saçlarına ak düşer
Kanat çırpar ayrılık Leylanın vahasına
Çölün orta yerinde mecnuna firak düşer
Başını taştan taşa vurarak giden nehir,
Bembeyaz gelinlikle denize berrak düşer

Dinamit patlar suda; avcı yanar, ağ yanar
Bir yüzüğün kaşıyla efsane otağ yanar.

Kız Tibetin suyuyla doldurur kadehini
Avcının sadağında intikam oku kalır
Sular çekilir elbet her tufanın sonunda
Zeytin dalı o kuştan yadigâr doku kalır.
Şirinin sevdasıyla erir gider koca dağ,
Küllerinin içinde yanık bir koku kalır

Nasıl ateştir böyle; hasta yanar, sağ yanar
Zemheri ayazında kalan Karabağ yanar.

Viralarla denize açılan düşler gibi
Yürüyünce zamana yıllar susar, çağ yanar
Bülbülün bir kanadı düşünce ark içine
Boynu bükülür gülün; bahçe ağlar, bağ yanar
Nil mi akıyor yoksa gözlerinde müjgânın?
Nasıl ateştir böyle; hasta kalkar, sağ yanar?

Bakma öyle ne olur taht yıkılır, tuğ yanar;
Gülme, öyle gülersen gözlerinde çağ yanar!

AŞK YOLCUSU
Bir hazan mevsimi aniden gelip,
Gönlümde nevbahar estirdin güzel.
Manalı bakışla, aklımı çelip,
Sevda potasında erittin güzel.

Razıydım dalımda tek bir goncaya
Öbek, öbek güller açtırdın güzel.
Sönmüş küllerini saçıp havaya,
Gönül volkanımı harlattın güzel.

Sen bende saklısın, ya ben nerdeyim ?
Beni benden alıp, götürdün güzel.
Ebedi aydınlık, bir beldedeyim,
Gecemi gündüze döndürdün güzel.

Şimdi ne tarafa baksam ordasın.
Her şey senden bana bir cilve güzel.
Bülbülde, güldesin; alda, mordasın,
Halidi yaktığın kordasın güzel.

AŞK ÖTESİ
Sevgi;
katlanmak
ilgilenmek
beslemek
cesaretle yaklaşmak
ödün
ve
özveride bulunmak
bir de paylaşmak ise eğer
ben seni sevmenin de ötesinde seviyorum o zaman!

Aşk;
yalnızlık
sensizlik
çaresizlik
yetersizlik
acizlik
tutkuya tutsak olmak
ve
bir de acı çekmek ise eğer
ben sana aşık olmaktan da öte aşığım o zaman!

Sevda;
çekmek
taşımak
aramak
bulamamak
ulaşamamak
ve
bir de karanlıkta gezmek ise eğer
sevdadan da öte, ben sana KARA SEVDALIYIM o zaman

CANIMSIN BENİM
Düşünce gönlüme kordan bir alev
Ruhlara dayanılmaz bir ıstırap gelir

Sen sonu kıvrımlara varan bir yolun taşısın
Güneş billur billur bakar sana

Hitam olmuş tüm başlangıçlar bana
Hak eden sen misin? Ki bu hayatı devam edersin

Kalbimden bir Boğaziçi akşamı geçer
Yüreğim yalnızlığa hep boyun eğer

Bütün hayatların bir noktasında hep ünlemler var artık
Takılıp kalmışız bir noktasında hayatın

Uykuya yatarken yıldızlarla birlikte
Gecenin efkarı hala üzerimde

Tüm feryatlar dökülüyor şimdi bembeyaz kağıtlara
Hayat gazelleşmiş yaprak yaprak dökülüyor üzerime

Rüyalarıma meleklerin hayali geldi
Bir hayat yetmedi mi? Gözü doymazlar gibi

Sen değilsin bu şiirin baş kahramanı
Kahramanı yada ilhamı

Es artık rüzgar yüreğime neye yarar
Yağ yağmur hırçınca bedenime neye zarar

Yoksulluğun güneşe gülümsemesi gibi
Tüm gençlik ormanları kül oldu gözümde

Ne bir ses ne bir nefes
Kalbimde sonbahardan kalma yapraklar var

Ve hayat
Rüzgarın avuçlarından uçurması gibi

Geriye kalan sadece iki cümle:
Eylüldü bir düştü
Gençliğime bir ah da hayattan düştü.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cinsel sohbet hairstyles tubidy samsun escort afyon escort manisa escort mersin escort balikesir escort aydin escort